Menu:

Yöresel Kelimeler

20 Ocak 2008:
Yıldıztepe'yi de içine alan Zile-Tokat yöresinde konuşulan yüzlerce yöresel kelimenin listesini çıkardık.

Devamını oku...



Derneklerimiz - Mustafa Çağlar

Merhabalar Sevgili Yıldıztepeliler...

Aslında işlenecek o kadar çok konu var ki sadece buranın sevgi ve dostluk platformu olmasını işleyemeyiz (birilerine dokunmamak adına) bazı konularda da siyasi davranıp ne kızı vericeğiz ne de dünürü küstüreceğiz mantığı uygulamak mecburiyetinde hissediyorum kendimi. Bizler cemiyet, toplum, birlik, dernek kavramlarından o kadar uzakta büyümüşüz ki ilk olarak İstanbul dernekleri ve devamında Ankara Derneği (yanlışım varsa özür) açılınca inanın benim de içimde bazı kıpırdanmalar oldu. Dostluk olacak kardeşlik olacak insanlar birbirinden bihaber olmayacak diyerek inanın çok sevindim.

Bu arada Ankara Dernek yönetimiyle irtibata geçerek bir dernek de Zile'de kurmak için faaliyetlere başladık. Altı arkadaş kurucu üye olarak derneğimizi Ankara'nın şubesi olarak görkemli bir açılışla Sayın Metin Gürdere'nin teşrifiyle Ankara Derneğimizin değerli yönetimi de olmak üzere coşkulu bir açılış yaptık. İçimiz kıpır kıpırdı. Artık biz de bir araya gelebilecektik. İnanın 15 yıldır Zile'deyim, o güne kadar Zile'de yaşayan 100 civarı Boztepeli olduğunu tahmin edemezdim. Ben dernek sekreterliği olmak üzere şahsın bitanesini başkan seçmemize rağmen o gün kendisini Bakan ve diğer bürokratların karşısına başkan nidasıyla çıkıp havasını attıktan bir gün, evet bir gün sonra derneğimizi inanın tanımadı. Ben sebebini çok iyi biliyorum ama deşmek istemiyorum. Üyelerimizi kayıt yaptık. 82 adet inanın bunlardan samimi olan 10 kişi çıkmadı. Biz iki yıl pat küt idare ettikten sonra resmi evrak eksikliğinden mahkemece kapatıldık. Sebebi ne biliyor musunuz? Arkadaşın birine emniyete teslim etmesi için verdiğimiz iki sayfa kâğıdı götürmemesidir. Bu kadar basittir. Derneğe ara sıra uğrayan 10 kişiye de dışarıdan gelen bazı tabirlerin çok etkisi oldu tabii ki. Köy bir adımmış. Ne gerek varmış falan filan. Aslında yazacak çok şey var ama ben boş verelim diyorum.

Sevgili Ankara ve İstanbul dernek yöneticileri... Kurmuş olduğunuz bu yüce çatıyı bin bir zorlukla devam ettiriyorsunuz. Sizleri kutlarım. Sıkıntılarınızı biliyorum. İki tarafta da samimiyetin olmadığını genel anlamda farkındayız ya da duyuyoruz. Bunun altında yatan temel sebebin ekonomik olduğu da aşikâr. Önceki yazımda da bahsettiğim gibi köyümüzün dışarıdaki nüfusunun birçoğu geçim sıkıntısı çekmekte. Belki hafta sonu derneğe gidip gelecek otobüs parası yok. Bunu da anlıyorum. Yalnız sizden öncelikle yöneticilerden bir istirhamım olacak. Bizler yaklaşık 6 aydır bu sitede çeşitli fikirler beyan ediyoruz. Herkes beğenmeye bilir. Ama kalbimizden ne geçiyorsa dizelere döküyoruz ve bunda da çok samimiyiz.

Sayın yöneticiler, ben sizlerin bu sitede hiç maillerinizi ya da fikirlerinizi veya olan olayları haberdar etme adına hiçbir etkinliğinizi görmedim. Bu beni çok üzdü. Sizler sivil toplum örgütleri olarak desteklerinizi esirgemezseniz, üyelerinize de bilgi babında yönlendirirseniz bizler büyük bir aile oluruz. Bazı faaliyetlerinizi biliyorum, çok güzel... Bu gibi toplantılarda lütfen bu siteden köylülerimizi haberdar edelim. İnşallah ileride benim hayalim olan yayla şenliklerini de göreceğiz (ne zaman kültürlü insanlarımız çoğalırsa) inşallah onu da yapacağız. Yapan köylerden neyimiz eksik. Güya biz 35 yıldır kasabayız!!!!! Aslında daha çok şey yazmak istiyorum ama yazımın başında dediğim gibi rahatsızım. Selam ve sevgilerimi sunarken, sitemizde yeni başlattığımız kim nerede bölümüne ilgilerinizi bekliyorum. Ben Ankara'ya çok sık gelmeme rağmen kimsenin nerde olduğundan bir haberim yok en azından. Yazılarımı beğenen ya da beğenmeyen olabilir. Beğenenlere teşekkür eder beğenmeyen kardeşlerimden hakaret içermeden eleştiri beklerim. Saygılar... Selamlar...

Mustafa Çağlar - Zile (Şubat 2008)