Eğitimin Neresindeyiz - Mustafa Çağlar
Sevgili Yıldıztepeli Hemşehrilerim,
Çocukluğumuzdan beri Yıldıztepemiz çevre köylerce Zile'nin en büyük, en gelişmiş, en zengin köyü ünvanıyla bugünlere kadar gelmiştir. Belki ilk bakışta öyle gibi görünüyor. Büyük olduğu doğru... Zengin olduğu doğru... Ama gelişmişlik konusunda ben biraz karamsarım. Sakın yanlış anlamayın. Tabiî ki köyümüzde çok traktör var. Belki hemen hemen herkeste... Birçoğumuzun evleri yeni betonarme, belki çoğumuz yüzlerce ton pancar teslim ediyoruz doğru ama bunlar gelişmişliğin, çağdaşlığın, kesinlikle göstergesi olmamalıdır. Çağdaşlık, gelişmişlik, medeniyet, eğitimle doğru orantılı diye düşünüyorum. Bilmem bu fikrime katılır mısınız.
Köyümüzde artık askerliğini yapıp gelen çocukların sanırım yüzde doksanı köyde durmuyor. Ekmeğini aramak için dışarı çıkıyor. Tıpkı ben ve benim gibi birçok insan... Sanırım dışarıdaki Yıldıztepelilerin nüfusu köyde kalanlardan daha fazladır. Neden... Çünkü çok övündüğümüz zengin topraklar artık yetmiyor insanlara. Ne kadar pancar teslim edilse de kurtarmıyor masrafı. Traktörler eskisi kadar kazandırmıyor köylüye. Tek çare köyden kaçış ama o da çare değil. Şartlar çok ağır. Eskisi kadar devlet iş vermiyor kimseye... Girilen özel şirketlerde karın doyurmuyor. Alınan üç kuruş askeri ücret ancak kiraya ve yol parasına yetiyor. Yani artık vasıfsız insana, eğitimsiz insana iş yok bu ülkede.
Hatırlıyorum da çocukluktan beri kasabamız maalesef eğitime hiçbir yatırım yapmadı. Hala da yaptığını sanmıyorum. Çocuğun önü orta okul yıllarında (eğer gönderilmişse)kesilirdi. Eh işte sanat okulunu bitirsin. girer bir işe. Çocuk da hedefini koyuyordu tabiî ki sanat okuluna ama ilerisi yok sanat okulunu bitirmenin. Sanarsın çocuk görevini bitirmenin rahatlığı ile ilerisini düşünmüyor. Neden çünkü ailesinin koyduğu hedefi buldu, oh, ne mutlu! Bizim köyde bitirilen ortaokulun verdiği daha doğrusu hiç vermediği eğitimle ancak bu kadar oluyor dercesine biten hayaller.
Çocuğunu alıp da Zile'de ev tutup okutmak için giden hiç birini hatırlamıyorum. Varsa hatırlayan yazsın buraya (ortaokuldan önce hariç) çünkü yatırım temelden başlar. Biz temeli doğru atarsak devamı gelecektir. Sağlam atılmayan temelin binasıda çürük oluyor. Bakıyorum kasabamıza aynı düşünceler devam ediyor. Köyde bitirilen okuldan sonra gelinen lisede birçok çocuğumuz dökülüyor ya da zorla geçiyor temelin zayıflığından...
Ama bakıyorum komşu köylerimize... Mesala Hasanağa, mesala Bildiş, mesala Araplar, mesala Üsüköy, onlarca öğretmen, doktor, bürokrat çıkmış... Hani zengin, varlıklı Yıldıztepe'nin doktorları, mühendisleri?.. Çok acı ama gerçek yok yok yok! Çünkü bizim öyle hedeflerimiz olmadı. Biz çocuklarımızı buna hazırlamadık. Yatırımımızı yapmadık. Belki köye gelen ortaokul bize zamanında bir nimet gibi geldi ama çocuklarımızı körertti. Lakin bunda ailelerin de çok payı var. Dışarı giden hemşehrilerimizin çocuklarının çoğu okudu belki bazı yerlere geldi. Bu bizim için övünç kaynağı ama köyümüzde olup da hedefi büyük tutturan yok denecek kadar az. Ben gelişmenin de sağ duyunun da eğitimde olduğuna inananlardanım.
İstiyorum ki benim köyümün çocukları, öğretmen olsun, doktor olsun, avukat olsun... Köyümüz aydınlansın, gelişsin. Bakın eğitim seviyesi yükselince bilinçli insanlar arttıkça kısır çekişmeler de ortadan kalkacak. Köyümüz o zaman gerçekten gelişmiş olacak. Bürokraside işlerimizi takip edecek insanlar olacak. Biz de bundan gurur duyacağız. O yüzden çocuklarımıza yapalım yatırımı. Kuşkusuz en büyük yatırım eğitimdir.
Saygılarımla,
Mustafa Çağlar (Ahmetoğlu) - Zile (Şubat 2008)

Köyümüzde artık askerliğini yapıp gelen çocukların
sanırım yüzde doksanı köyde durmuyor. Ekmeğini aramak için dışarı çıkıyor.
Tıpkı ben ve benim gibi birçok insan... Sanırım dışarıdaki Yıldıztepelilerin
nüfusu köyde kalanlardan daha fazladır. Neden... Çünkü çok övündüğümüz
zengin topraklar artık yetmiyor insanlara. Ne kadar pancar teslim edilse de
kurtarmıyor masrafı. Traktörler eskisi kadar kazandırmıyor köylüye. Tek çare
köyden kaçış ama o da çare değil. Şartlar çok ağır. Eskisi kadar devlet iş
vermiyor kimseye... Girilen özel şirketlerde karın doyurmuyor. Alınan üç
kuruş askeri ücret ancak kiraya ve yol parasına yetiyor. Yani artık vasıfsız
insana, eğitimsiz insana iş yok bu ülkede. 