Sual: Allah mekândan münezzeh olduğuna göre, (O her yerdedir) demek caiz olur mu?
CEVAP
Her yerde demek de, mekân tayin etmek olur. Bütün mekânları yani her yeri yaratan, Allahü teâlâdır. Yaratılan, yaratana mekân olamaz. Bunun için, her yerde değil, (Mekândan münezzehtir) demelidir. Seyyid Abdülhakim-i Arvasi hazretleri buyuruyor ki:
(Allah her yerde hazır ve nazırdır) denirse, bunu mecaz olarak anlamak gerekir. Yani zamansız ve mekânsız, hiçbir yerde olmayarak hazır ve nazır demektir. Böyle olmazsa, Allahü teâlâyı zamanlı ve mekânlı bilmek olur ki, bu da caiz olmaz.
Onun için, Allah yer yerde denmez.
Cehennemi görmek
Sual: Tekasür suresinde, (Kesin bilgi sahibi olsaydınız, Cehennemi elbette görürdünüz) deniyor. Niye bilirdiniz denmiyor da, görürdünüz deniyor?
CEVAP
Burada görmekten maksat, kalb gözüyle görmektir. Yani, (Bildirilenleri kesin olarak bilip iman etseydiniz, kalb gözlerinizle görürdünüz) deniyor. Çünkü ilm-i yakînle bilmek, insanın Cehennemi kalb gözüyle görmesini sağlar. Bazı âlimlere göre, burada bildirilen, ahirette görmektir, bu hitap da kâfirleredir. (Ahirette Cehennemi [ve layık olduğunuz azabı] muhakkak göreceksiniz) demektir. (Kurtubi tefsiri)
İsmin ağır gelmesi
Sual: (Ağır geleceği için, büyüklerin isimlerini çocuklara koymamalı) deniyor. Ağır gelen isimler hangileridir?
CEVAP
Peygamberlerin ve evliyanın isimlerini koymak iyi olur, ağır gelmez. Kâfirlerin isimlerini koymak, ağır gelir. Kâfir ismi koymak, caiz değildir.